İçeriğe geç

Başkaları cehennemdir kimin sözü ?

Başkaları Cehennemdir Kimin Sözü?

“Başkaları cehennemdir” diye bir laf var, duyduğumda ilk olarak aklıma gelen şey, “Yani, bu kadar da abartmaya gerek yok” oluyor. Ama bu söz, çok daha derin bir anlam taşır. Bu söylem, kimi zaman bir felsefi görüş, kimi zaman da insanın en karanlık taraflarını yüzümüze vuran bir ifade olarak karşımıza çıkar. Peki, gerçekten de başkaları cehennem midir? Bu lafı ilk kez duyan biri olarak bir dakika durup düşünmeme sebep oluyor. Hadi gelin, bu sözün kimin söylediğine ve ne anlama geldiğine biraz daha yakından bakalım.

“Başkaları Cehennemdir” Sözü Kimin?

Bu sözün kaynağı Jean-Paul Sartre’a ait. Sartre, 20. yüzyılın en önemli felsefi düşünürlerinden biridir ve varoluşçuluğun en büyük savunucularından biridir. Bu cümle, Sartre’ın ünlü oyunlarından biri olan Huis Clos (Kapalı Kapılar) adlı tiyatro oyunundan gelir. Oyun, üç karakterin bir odaya kapatılması ve birbirlerinin cehennemi haline gelmesini anlatır. Bu cehennem, fiziksel değil, duygusal ve psikolojik bir cehennemdir. Yani, başkalarının sürekli yargılaması, dayatmaları ve varlıkları, insanın ruhunda yarattığı cehennem gibi bir etkidir. Sartre’ın amacını anlamadan, bu cümleyi bir öfke patlaması gibi okumak, oldukça yüzeysel olur.

Başkaları Cehennemdir: Güçlü Yönler

Şimdi gelelim bu sözü savunan noktalarına. Öncelikle, bu söylemin gerçekten düşündürücü bir yönü var. “Başkaları cehennemdir” demek, insanların birbirlerine olan etkisini, bazen olumsuz anlamda ne kadar güçlü olabileceğini gözler önüne seriyor. Günümüzde, sosyal medya ve toplumda, sürekli başkalarının hayatlarına dair bir değerlendirme yapıyoruz. Hangi arkadaşımızın fotoğrafını beğendiğimiz, hangi politik görüşü savunduğumuz, her adımımız neredeyse başkalarının bakış açısına göre şekilleniyor. Ve bunu, bazen farkında bile olmadan yapıyoruz. Sosyal medyada, etrafımızdaki insanlardan gelen olumlu ya da olumsuz yorumlarla şekillenen kimliklerimiz var. “Başkaları cehennemdir” dediğimizde aslında bu baskıyı ve kendimizi başkalarına göre konumlandırma zorunluluğumuzu sorgulamış oluyoruz.

Özellikle sosyal medya kültürünün yükseldiği bu dönemde, kişisel sınırlarımızı kaybetmek çok kolay. Sürekli başkalarına gösterdiğimiz görüntülerle değer kazanmak ya da başkalarının onayını almak istemek, insanı yorar. Birçok insan, dışarıdaki bakış açılarının gerçeğini kendi içinde kabul eder ve bu da bazen ruhsal bir cehennem yaratır. Sartre’ın bu sözü, aslında başkalarının varlığına olan bağımlılığımızı, psikolojik olarak nasıl bir cezaya dönüştüğünü anlatır. Bu bence gayet haklı bir nokta.

Başkaları Cehennemdir: Zayıf Yönler

Peki ya zayıf yönleri? “Başkaları cehennemdir” sözü bazen tam olarak herkese hitap etmiyor. Çünkü başkalarını sürekli cehennem olarak görmek, insanın bir tür içe kapanması, yalnızlığa doğru sürüklenmesiyle sonuçlanabilir. Bu düşünceyi bir bakıma bireyselliği aşırı şekilde öne çıkaran, “ben ve dünya”cı bir yaklaşım olarak görmek de mümkün. İnsanlar, başkalarını cehennem olarak görmektense, bu toplumun içinde, başkalarıyla bir arada nasıl var olabileceklerini, bu etkileşimden nasıl beslenebileceklerini düşünmeli.

Bir de bu görüş, bazen sorumluluklardan kaçma eğilimini artırabilir. Eğer hepimiz başkalarını cehennem olarak görüyorsak, aslında kendimizi biraz da olsa dışarıda bırakmış olmuyor muyuz? Ne kadar bencilce bir yerden bakarsak bakalım, başkalarıyla olan etkileşimlerimiz sadece cehennem değil, aslında bize birçok fırsat, değişim ve gelişim sunan bir alan da olabilir. “Başkaları cehennemdir” demek, insanın bazen kendine zarar vermesine yol açabilir. Her etkileşimi olumsuz bir bakış açısıyla görmek, kişisel gelişimi engelleyen bir yaklaşım olabilir.

Günümüz Dünyasında Başkaları: Bir Arayış mı, Bir Hapishane mi?

Bugün, başkaları gerçekten cehennem mi? Bu soruyu sorarken, insanın kendi dünyasında ne kadar yalnızlaşıp yalnızlaşmadığına bakmak gerek. İnsanlar artık çok kolay bir şekilde yalnızlık hissini, sosyal medya üzerinden ya da çevresindeki insanlarla iletişim kurarak bastırmaya çalışıyorlar. Ama tam olarak neyi bastırıyoruz? Başkalarının bizde yarattığı etkileri mi? Yoksa bu etkilerin aslında bizim içimizdeki korkulara ayna tuttuğunu mu? Sartre’ın bakış açısının aslında çok önemli bir alt metni var: Başkaları, kendi içindeki cehennemini yaratabilir. Ama bazen de, başkalarıyla etkileşime geçmek, farklı perspektifleri kabul etmek, insanı daha güçlü bir hale getirebilir.

Burada bir soru sorayım: Eğer başkaları cehennemse, bu cehennemde nasıl bir yer almak istiyorsunuz? Sosyal medya üzerinden varlık gösteren biri olarak, bazen her şeyin çok kolayca eleştirilebildiği bu ortamda, insan sadece kendisiyle kalmalı mı? Başkalarına dair sürekli bir yargı yapmak, aslında kendimizin kim olduğuna dair de ciddi soruları gündeme getirebilir.

Sonuç: Başkaları Cehennemdir Mi? Yoksa Fırsat mı?

“Başkaları cehennemdir” sözünü, bizlere bir ders olarak almak gerek. Bir yandan başkalarının hayatları ve düşünceleri üzerimizde ciddi bir baskı oluşturabilir, bu da ruhsal bir cehennem yaratabilir. Ancak, bu sözün sadece olumsuz yönlere odaklanmak yerine, başkalarından aldığımız öğrenmelerin de kıymetini bilmemiz gerekiyor. Belki de başkalarını cehennem olarak görmek yerine, bu etkileşimlerden faydalanmayı öğrenmeliyiz. Çünkü ne kadar başka birinin cehennemi içinde kaybolursak, kendimizin o kadar dar bir kutuya sıkıştığını fark edebiliriz. Bu yüzden “Başkaları cehennemdir” cümlesiyle ilgili kafamızda daha fazla soru işareti bırakmalı ve farklı bir bakış açısıyla hayata yaklaşmalıyız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://tulipbetgiris.org/elexbett.net