Kaç Tane Kadın Peygamber Vardır? Bir Yoldaşlık Hikayesi
Hayatımda, doğru cevabı bulmaya çalıştığım bazı sorular oldu. Bazen bir şeyin anlamını bulmak, ne kadar çok düşünürsen o kadar zorlaşıyor gibi gelir insana. İşte “Kaç tane kadın peygamber vardır?” sorusu da böyle bir soru. Hangi açıdan bakarsan bak, yanıtı bulmak o kadar da basit olmuyor. Ama bir gün, bu soruyu bir arkadaşım bana sormuştu ve o an hissettiğim karışık duyguları şimdi burada size yazarken tekrar yaşıyorum.
O Günü Unutamıyorum
Kayseri’de, bir yaz akşamıydı. Her şey gibi, hava da ağır ve bir o kadar sessizdi. Kendimi dışarıda biraz düşünmeye, dünyadan kaçmaya ihtiyaç duyarken buldum. Bir kafeye oturdum, sıcak çikolata söyledim. Etrafımda hiçbir şeyin anlamlı olmadığı bir an vardı; belki de sırf o yüzden, insanlar birbirine sürekli sorular soruyordu. Yan masada bir grup öğrenci sohbet ediyordu, birinin sesinden “Kadın peygamberler” lafını duydum. Bu kelimeler bir anda içimde bir kıvılcım yaktı. Hemen kulak kesildim.
“Kaç tane kadın peygamber vardır?” diye sormuştu biri. Diğerleri yanıtlar arıyordu. Ama ne yazık ki, bir tek doğru cevaba ulaşamadılar. Gözümde o soru büyüdü, belki de dünyadaki tüm sorular gibi. Bir anda hafif bir hayal kırıklığına uğradım, çünkü kadın peygamberlerin tarih içinde çok önemli bir yeri olmalıydı, değil mi? Ama kimse o önemli soruyu cevaplamıyordu.
Cevabı Ararken Kendimi Kaybettim
O akşam eve dönerken kafamda hala o sorunun yankıları vardı. Kayseri’nin sakin sokaklarında yürürken, düşündükçe karamsar bir hal almıştım. Niye bu kadar zor bir şeydi bu soruyu sormak? Niye kadınların liderlik ettiği, halklarını doğru yolda tutan peygamberlerin adları hiç duyulmuyordu? Bir yandan hayal kırıklığı, bir yandan da bu soru hakkında biraz daha fazlasını öğrenme isteği beni sarmıştı.
Gerçekten, kaç tane kadın peygamber vardır? Bu soruya dair birkaç fikir vardı kafamda ama net bir şey bulamıyordum. Bazı eski kitaplarda, toplumların kadınları peygamber ya da lider olarak görmemesi gerektiği yazıyordu. Ama içimde hissettiğim bir şey vardı; bu, insanların göz ardı ettiği bir gerçektir.
Kadın Peygamberlerin Göğüs Gerdiği Yolculuk
Bir süre sonra kafamdaki bu soruya dair doğru yanıtları bulmaya karar verdim. İnternette gezindiğimde, farklı kültürlerden, farklı zamanlardan kadın peygamberlerin varlığını fark ettim. Kimi zaman figürler yalnızca bir avuç sayıda insana öğretilmişti, kimi zaman da tüm insanları etkilemişti. Ama hepsinin ortak bir noktası vardı: Kadın olmanın zorluklarına rağmen, bu peygamberler toplumlarına önemli öğretiler bırakmışlardı.
Kadın peygamberlerin sayısının çok az olması, belki de kültürel bir mirasın sonucu olabilir. Bugün bile, Kadın İslami liderliği üzerine yapılan tartışmalarda, hala bu soruyu anlamadığımı hissediyorum. Fakat bir şey öğrendim: Kadın peygamberlerin sayısının az olması, onların rolünün ya da önemlerinin az olduğu anlamına gelmez. Belki bu sorunun cevabı, tüm bu toplumların yanlışlıkla göz ardı ettiği bir güçtür.
Umutla Devam Etmek
Gecenin sonunda, o kahvede, o soru bana çok şey hissettirdi. Hem hayal kırıklığı hem de içimde bir umut. Belki de kadın peygamberlerin varlıklarını daha çok hatırlamalıyız. Belki de onların hatırlanması, toplumların kadınların gücünü ve değerini daha iyi anlamasını sağlayacak.
Bir noktada, bu yazıyı yazarken düşündüm ki, belki de hayatın soruları bize cevaplardan çok duyguları öğretir. Kadın peygamberlerin sayısı ne olursa olsun, aslında o soruyu sorduktan sonra benim hissettiğim şeyler çok daha önemli. Belki de bu soruya verilen cevaptan çok, bu soruyu sorduktan sonra dünyaya bakışımız değişmelidir.
Bugün hala bu sorunun cevabını tam bulamıyorum. Ama bildiğim bir şey var; o da şudur: Gerçekten önemli olan, bir kadının peygamber olmasının, tarihteki yerinin, insanların hayatındaki etkisinin ne kadar az ya da fazla olması değil. Önemli olan, kadınların gücünü anlamak ve her fırsatta onlara saygı duymaktır.
Sonuçta
“Kaç tane kadın peygamber vardır?” sorusunun cevabını belki de tam bulamayacağız. Ama belki de bu soruya yanıt ararken, kadınların güçlerini, liderliklerini ve tarih boyunca onları durdurmaya çalışan tüm engellere rağmen durmaksızın devam ettiklerini daha fazla anlamaya başlarız. Kendimizi sorgulamak, insanlara değer vermek ve bazen duygusal bir şekilde, sadece doğru bildiğimiz şeyleri savunmak… İşte bunlar, belki de bu sorunun cevabından çok daha kıymetli.