Tatlı Su Levreği Gece Avlanır Mı?
Geceyi Beklerken: Kayseri’nin Derin Gölü
Kayseri’de yaşam, bir yandan rutiniyle sıkıcı, diğer yandan doğanın sunduğu sürprizlerle doludur. Benim için ise sabahları kahve içmek, günün yavaşça akıp gitmesi derken, gece olunca bir başka dünyaya açılırım. Bir anlamda, geceler benim için hayatın en gerçek hali gibi; sıradan ama bir o kadar da büyüleyici. Sonunda, derin bir gölde kendimi bulurum, genellikle tek başıma.
Bu gece de o gecelerden biriydi. Hava serindi, biraz da rüzgarlıydı ama içimdeki hislerim, her zamanki gibi beni dışarıya çekti. O göletin kenarına oturup biraz yalnız kalmak istedim. Rüyalarımda hep orada olurum, o suyun berraklığında, suyun kokusunda kaybolurum. Ama bu gece biraz farklıydı; bir soru vardı aklımda.
Tatlı su levreği gece avlanır mı?
Bunu yıllardır merak ediyordum ama hiçbir zaman doğru cevabı bulamıyordum. Herkes gündüz balık avlamaktan bahsediyordu, ama gece? Gece, benim için her şeyin başladığı zaman dilimiydi. Şimdi de geceyi ve göleti beklerken bu soruyu kafamdan atamıyordum.
Gecenin Sessizliğinde Balığın Peşinde
Saat geç olmuştu, gölette herkesin kayığı çekildiği, kollarının dinlendirildiği bir vakitteydim. Karşı kıyıda bir grup balıkçı, uzun zamandır çıkmadıkları suyun kenarına yeni gelmişti. Onların sesleri geceyi biraz kesiyordu ama ben, gölete bir anlamda aşık olduğum için her halükârda burada olmak istiyordum. Sular, ışıkları yansıtmayan derin bir karanlığa bürünmüştü.
Balıkçılar birer birer yavaşça kayıklarına doğru ilerlerken, ben kayıksız, yalnızca gölete gözlerimi dikip, beklemeye koyuldum. Soğuk rüzgar cildimi okşarken içimde bir heyecan, bir umudu besliyordu. “Tatlı su levreği gece avlanır mı?” Bu soru sürekli aklımı meşgul ediyordu. O kadar derinden geliyordu ki, içimde bir şeylerin harekete geçmesine neden oldu.
Hayal kırıklığı: Ertesi Güne Kalan Sorular
Saatler geçtikçe geceyi kucaklayan sakinlik daha da derinleşiyordu. Her an bir şey olacakmış gibi bir bekleyiş vardı içimde. Suyun kenarında durmak, ellerimi suya sokup balıkların hareketlerini izlemek, sanki dünyadan kopmuş gibi hissettiriyordu bana. Ama bir türlü balık tutamadım.
Derin düşünceler içinde kaybolmuşken, bir an için, belki gece levrekleri su yüzeyine çıkıyordur diye düşündüm. İçimi bir umut sarmıştı ama suyun derinliğinde sadece karanlık vardı. Göletteki bir takım dalgalar, balıkçıların kayıklarını sallarken ben hâlâ sabırla bekledim. Ama hep içimde bir hayal kırıklığı vardı: “Ya gece balıkları su yüzeyine çıkmıyorsa?” diye düşündüm.
Geceyi beklerken, sabahın ilk ışıklarının belirmesini ummak, benim doğama aykırıydı. Geceyi tercih ederim. Ama bu gece, sanki bana beklediğim cevabı vermek istemiyor gibiydi.
Gece Balık Avlama Umudu
Zaman ilerledikçe geceyi hâlâ tam anlamıyla yakalayamıyordum. Hava serinlemişti, fakat içimdeki ateş hiçbir zaman sönmüyordu. Her geçen saniye, geceyi ve kayalıklarda yankılanan su seslerini daha çok seviyorum gibiydim. Gölette avlanmaya karar verdim ama ne yazık ki birkaç saat sonra, suyun derinliğinde sadece yalnızlık vardı. Hüsrana uğramıştım. Oysa geceyi ve suyu sevmiştim, ama balık? O kadar netti ki, gece sularında balığın gözlerine takılmak… Hissedebiliyordum, ama her şeyden önce bir yanıt eksikti.
Gecede Umut ve Yalnızlık
Bir an, tüm bu yalnızlık bana bir şeyleri öğretmeye başladı: belki de bazı şeyler zamanla ortaya çıkıyordu, ama her şeyin bir zamanı vardı. Sadece sabırlı olmak, içindeki umudu kaybetmemek gerekirdi. Göletin kenarına otururken, içimde bir huzur vardı. Belki de gece levreği avlamak, tam da bu yüzden bu kadar özel oluyordu; çünkü gece, bir tür sabır dersi sunuyordu bana.
Geceyi görebilmek, suyun serinliğini hissedebilmek, karanlığın içinde kaybolabilmek bir tür içsel huzur sağlıyordu. Tatlı su levreği gece avlanır mı? Belki de cevabını sadece geceyi geçirdiğimizde bulacağız. Çünkü gece, bambaşka bir dünya yaratıyor ve orada her şeyin cevabı başka bir zaman diliminde saklı. Ne de olsa, her şey zamanla anlam bulur, her şeyin bir zamanı vardır.
Geceyi Düşlerken: Bir Sonraki Av
Bu gece sonrasında, belki de cevap her zaman için gözlerimin önündeydi. Ne de olsa, geceyi bir şekilde sevmiştim. Gölette hiçbir şey yakalayamadım ama geceyi, yalnızlığı ve umutla beklemeyi, o sabırsızca gelen cevabı, hep aklımda tutmaya karar verdim. Çünkü içimde biliyorum ki: Gece, bir zamanlar kaybolan cevapları bulmak için, bize sadece kendimizi hatırlatır.