İçeriğe geç

İpek böceği yetiştiriciliği hangi aylarda yapılır ?

İpek Böceği Yetiştiriciliği Hangi Aylarda Yapılır? Bir İlkbahar Akşamında Başlayan Hikâye

Merhabalar! Cibu olarak “İpek böceği yetiştiriciliği hangi aylarda yapılır” konusunda aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız.

Kayseri’de bahar geç gelir. Bunu burada yaşayan herkes bilir. Mart ayında güneş açınca bir an umutlanırsın ama akşam olunca yine montunu ararsın. Ben o yıl da öyle bir baharın içindeydim. Camın kenarında oturmuş çay içiyor, eski günlüklerimi karıştırıyordum. İnsan bazen kendi yazdıklarını okuyunca başka birinin hayatını okuyormuş gibi hissediyor.

Bir sayfanın köşesinde şu cümle yazıyordu:

“Bir şeylerin yeniden başlamasını özledim.”

Altında tarih vardı.

Nisan.

O cümleyi yazdığım zamanı hatırlıyorum. İşlerin ters gittiği, arkadaşlıkların sessizce dağıldığı, insanın kalabalığın içinde bile kendini eksik hissettiği günlerden biriydi. Herkesin hayatı ilerliyormuş gibi görünüyordu ama ben aynı yerde durmuş gibiydim.

Tam o günlerde dedem eski bir kutu çıkardı.

İçinde küçücük ipek böceği yumurtaları vardı.

İpek Böceği Yetiştiriciliği Hangi Aylarda Yapılır? Sorusu İlk Kez O Gün Aklıma Düştü

Dedem kutuyu masaya koyduğunda yüzünde garip bir ifade vardı. İnsan bazı anlarda yaşlandığını değil, geçmişi özlediğini belli ediyor.

“Biz eskiden çok yapardık bunu,” dedi.

Kutunun içine uzun uzun baktım. İlk başta sıradan görünüyordu. Küçücük noktalar. Ama dedemin bakışında başka bir şey vardı. Sanki sadece yumurtalara değil, gençliğine bakıyordu.

“İpek böceği yetiştiriciliği hangi aylarda yapılır biliyor musun?” diye sordu bana.

Başımı salladım.

“Bahar başlayınca… Genelde nisan ve mayıs aylarında.”

Sonra pencereye baktı.

“Dut yaprakları çıkmadan olmaz zaten.”

O cümle nedense içime oturdu. Çünkü bazı şeylerin gerçekten zamanı vardı. İnsan ne kadar acele ederse etsin, bazı başlangıçlar ancak doğru mevsimde oluyordu.

İlk Dut Yaprağını Aradığımız Gün

Bir hafta sonra dedemle mahallede dut ağacı aramaya çıktık.

Kayseri’nin sabahları hâlâ serindi ama güneş insanın içini hafifçe ısıtıyordu. Dedem yavaş yürüyordu artık. Eskiden bunu fark etmezdim. İnsan bazı şeyleri bir gün aniden fark ediyor.

Yan yana yürürken içimde tuhaf bir his vardı. Çocukluğum geri dönmüş gibiydi.

Bir ağacın önünde durdu.

“Bak,” dedi.

“Yeni yeni çıkıyor yapraklar.”

O an gerçekten heyecanlandım. Küçücük yapraklara bakıp bu kadar mutlu olacağımı düşünmezdim.

Sanırım mesele yaprak değildi.

Bir şeyin başlamasıydı.

İpek Böceği Yetiştiriciliği Bahar Aylarında Başlıyor

İpek böceği yetiştiriciliği hangi aylarda yapılır diye soran biri için en net cevap aslında ilkbahar aylarıdır. Özellikle nisan ve mayıs ayları en uygun dönemdir. Çünkü dut ağaçlarının yaprak vermeye başladığı zaman tam olarak budur.

İpek böcekleri için en önemli besin dut yaprağıdır. Yaprak olmadan yetiştiricilik yapmak mümkün değildir.

Dedem bunu anlatırken teknik bilgi vermiyordu sanki. Daha çok hayat dersi anlatıyordu.

“Her şey zamanında güzel,” dedi bir gün.

Ben o sırada elimde yapraklarla uğraşıyordum ama cümle direkt kalbime oturdu.

Çünkü ben o dönem sürekli acele eden biriydim.

Hemen mutlu olmak.

Hemen toparlanmak.

Hemen unutmak.

Hemen iyileşmek.

Ama olmuyordu.

Bazı şeyler mevsimini bekliyordu.

Geceleri Onları Kontrol Ettiğim Günler

İpek böcekleri yumurtadan çıkınca hayatımın ritmi değişti.

Sabah kalkınca ilk onlara bakıyordum.

Gece yatmadan önce yine.

Bir canlıya bakmanın insana iyi gelen garip bir tarafı var. Özellikle de kendini uzun süredir boşlukta hissediyorsan.

Bir gece günlük yazarken şöyle yazmışım:

“Bugün ilk kez hareket ettiklerini gördüm. Çok küçüklerdi ama nedense içim doldu.”

O satırı yazarken gerçekten duygulanmıştım.

Çünkü uzun zamandır ilk kez bir şeyin büyümesine tanık oluyordum.

Kendim dışında bir şeyin.

Hayal Kırıklığı Da Vardı

Ama her şey romantik değildi tabii.

Bir sabah birkaç tanesinin öldüğünü gördüm.

Çok garip bir histi.

Dışarıdan bakınca küçücük böceklerdi sadece. Ama insan emek verdiği şeye bağlanıyor.

O gün moralim bozuldu.

Dedem:

“Olur böyle,” dedi.

“Hepsi yaşamıyor.”

Sonra sustu.

Bir süre sonra ekledi:

“İnsan da bazen her şeyi kurtaramıyor.”

O an onun sadece böceklerden bahsetmediğini anladım.

İpek Böceği Yetiştiriciliği İçin En Uygun Aylar

Nisan Ayı

Benzer Bir Yazı: İpek böceği neye dönüşür ?

Yumurtaların çıkmaya başladığı en uygun dönemlerden biri nisan ayıdır. Hava yavaş yavaş ısınır ve dut yaprakları ortaya çıkar.

Mayıs Ayı

İpek böceklerinin en aktif büyüme dönemi genellikle mayısta olur. Yaprak bolluğu sayesinde sağlıklı gelişim gösterirler.

Haziran Ayı

Haziran ayında artık koza dönemine yaklaşılır. Yetiştiriciliğin en heyecanlı ama en hüzünlü zamanı bence buydu.

Çünkü bir dönüşüm başlıyordu.

Ve dönüşümün içinde her zaman biraz vedalaşma vardır.

Koza Örmeye Başladıkları Gün Ağladım

Bunu kimseye anlatmamıştım.

Ama gerçekten ağladım.

Bir akşam sessizce kozalarını örmeye başladılar. Küçücük bedenleriyle saatlerce çalışıyorlardı.

Odayı uzun süre sessizce izledim.

Hayatımda ilk kez bir şey bana bu kadar açık şekilde sabrı anlattı galiba.

Kimse onları alkışlamıyordu.

Kimse hızlandırmıyordu.

Kimse “neden hâlâ bitmedi?” demiyordu.

Sadece kendi zamanlarında dönüşüyorlardı.

Ben ise uzun süredir kendime sürekli yükleniyordum.

Neden daha başarılı değilim?

Neden hâlâ toparlanamadım?

Neden bazı insanları unutamıyorum?

Neden hâlâ aynı yerde hissediyorum?

O gece günlükte tek bir cümle yazmışım:

“Belki benim de koza dönemimdir.”

Dedemin Sessizliği

Yaz yaklaşırken dedem daha sessiz olmaya başladı.

Bir akşam balkonda otururken bana:

“Eskiden annen küçüktü, beraber bakardık bunlara,” dedi.

İnsan anne babasının çocukluğunu düşününce tuhaf oluyor.

Sanki onlar hep yetişkinmiş gibi geliyor.

Dedem anlatırken yüzünde hafif bir gülümseme vardı ama gözleri uzaklara gidiyordu.

O an anladım ki bazı insanlar geçmişi anlatırken aslında kaybettikleri zamanı özlüyor.

İpek böcekleri o yaz bizim evde sadece bir uğraş olmadı.

Bir tür hatırlama biçimi oldu.

İpek Böceği Yetiştiriciliği Hangi Aylarda Yapılır? Cevabı Bazen Sadece Takvim Değildir

Teknik olarak cevap belli:

Nisan, mayıs ve haziran ayları.

Ama benim için mesele sadece aylar değildi artık.

Bir şeyin büyümesini izlemekti.

Beklemekti.

Sabretmekti.

Kaybetmekti.

Umut etmekti.

İnsan bazen küçücük canlılardan kendi hayatını öğreniyor.

Ben o bahar bunu öğrendim.

Son Gün

Yaz başında kozaların çoğu tamamlanmıştı.

Odaya girince sessizlik oluyordu artık. O eski hareketlilik gitmişti.

Bir akşam pencereyi açıp dışarı baktım. Kayseri’nin yaz akşamları başka olur. Hafif rüzgâr eser, uzaktan çocuk sesleri gelir.

İçimde garip bir huzur vardı.

Uzun zaman sonra ilk kez kendimi acele etmiyormuş gibi hissettim.

Sanki hayat bana sürekli yetişmem gereken bir yarış değilmiş gibi geldi.

Dedem yanıma gelip:

“Güzel baktın,” dedi.

Basit bir cümleydi ama içimde kaldı.

Çünkü uzun zamandır kimse bana öyle söylememişti.

Belki de insan bazen sadece bunu duymak istiyor.

“Güzel baktın.”

Bir şeye.

Birine.

Kendine.

Hayata.

Ve galiba o bahar boyunca ben biraz bunu öğrenmiştim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://haylazlar.com https://vertigoo.com.tr https://mediasun.com.tr Sitemap
https://tulipbetgiris.org/elexbett.net